1 Ağustos 2013 Perşembe

Bu riyakarlık değil de nedir?

“Doğu Türkistan’da Çin işgalinden bu yana 60 milyonu aşkın insan hayatını kaybetti. Bu rakam Bosna’da, Irak’ta, Afganistan’da, Çeçenistan’da ve Filistin’de ölenlerin tam on katı.”
Bu lafı söyleyen kim İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı (İHH) Başkanı Bülent Yıldırım…
Bizim de mücadelemiz bunu duymayan sağır kulaklara duyurmak, görmeyen kör gözlere göstermek ki bir daha Çin ile dostluk parkı açmaya utansınlar. Memleketin dağlarını Çine mermer diye peşkeş çekmesinler... Ağızlarını filistin diye açıp mısır, suriye bilmem hangi arap diye açıp da Rabiya Ana denince gözlerini kulaklarını tıkayamasınlar...
Ne güzel bir ortak noktanız var bu lafı söyleyen beyefendinin başında bulunduğu kurum ile demeyin. Bu kurum un internet sitesine bir bakın, Doğu Türkistan ile ilgili neler bulacaksınız? Bulamadınız değil mi? Bulamazsınız zira yok.
Bu riyakarlık değil de nedir?
Peki niye laf etmeye gelince mangalda kül bırakmayan İHH icraata gelince ortalıkta yok? Hükümet payandasındalar da ondan. Çünkü Mavi Marmara meselesinde AKP hükümetinin kanatları altına girdiler. E AKP hükümeti Çin ile ilgili her duruma köstek oluyor. Mecburlar hükümetin destek vermediği şeyleri programlarından çıkarmaya. Yani demek istiyorum ki eskiden bir Doğu Türkistan politikası vardı bu derneğin ama artık yok.
Bir yakınım bana Mehmet Ali Erbil’in programlarına çıkardığı tikli vatandaşlardan bahisle bazı konularda fevri davrandığımdan bahsetti. Malin programlarını bilmem ordaki bahsi geçen vatandaşları da bilmem. Ama bildiğim bir şey var bağlamada bir BAM teli olduğu gibi insanda da bir bam teli var. Bizim bam telimiz de Türklük ve Türklere ihanet edenler olsa gerek...
Memleketi soy soy bölmeye kalkanlar milleti bu denli tikli duruma getirdi. E haliyle bizim rolümüz de geriye kalan %50yi oynamak... Benim burdaki eleştirim eleştiriden öte ağır ithamım hükümetten ziyade Doğu Türkistan meselesine geçmişinde önem veren ama günümüzde programlarından çıkarmış olan kuruluşadır... Riyakarlık diye bahsederken bu kurum bunun ete kemiğe bürünmüş halidir demeye çalışıyorum.
Daha önce programlarında olan bir durum ne den çıkar?

Şimdi hangi hükümet layıkıyla bu konuya eğildi ki sen eleştiriyorsun denilebilir. Mevzu bahis hangi hükümetin meseleyi daha iyi baltaladığı değil. Ona girecek olursak içinden çıkamayız zaten? Çine Liyakat madalyası veren hükümetleri de biliyoruz bu ülkede. Önemli olan o hükümetlerin ne yaptığı mıdır yoksa mazlumların sesi olarak iş başına geldiğini iddia eden hali hazırdaki hükümetin mazlum bir toplum için ne yapmadığı mıdır? Yoksa her meselede olduğu gibi bu meselede de bir ayrıştırmaya gitmek midir niyetleri. O halde bize düşen de diğer kesimi mi oynamak?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder