29 Aralık 2014 Pazartesi

Diriliş-Ertuğrul- Üzerine...

Diriliş-Ertuğrul'u izleyen var mı?
Sorum ondandır ki, Türklerde kadının yeri bakımından dikkatimi çeken ve işte budur dediğim bir şey oldu. Türklerde kadın sosyal hayattan soyutlanmıyor; bunu iyi işlemişler. Hayme Ana'nın zaten devlet işlerinin içinde olan biri olduğunu ve Ertuğrul'un Ertuğrul olmasındaki önemi biliniyor. Fakat günümüzde bir takım çevrelerce Kadının sosyal hayattaki yeri düşünüldüğü vakit insan şaşırmadan edemiyor dizideki duruma.
Ben ilk başlangıçta biraz mesafeli idim diziye. Hatta itiraf edeyim Yücel Çakmaklı'nın "Kuruluş"unun tadını alamayacağımı düşünüyordum. İlk bölümü izlediğim zaman (Sonradan izledim) "haklıyım Kuruluş nere Diriliş nere" diye düşündüm. Bunda ön yargımın da payı olduğunu itiraf etmeliyim.
İkinci ve Üçüncü bölümler ise görsel  bir şölen sundu diyebilirim. Bu yüzdendir ki ilk bölümü iki defa izledim.
Her ne kadar görsel bir şölen sunuyor olsa da bir şey dikkatimi çekti, ikinci bölümde Halep'i geniş plandan gösterirken tek görüntü kullanılmış. Şehrin üzerinde uçan kuşlar. Her vakit aynı sırada aynı hızda mı uçar... :)
Bir şey daha dikkatimi çekti; ağır bir tasavvuf etkisi.
Yine de sunduğu görsellik açısında takip etmeyi düşünüyorum
Yine başlangıç noktama dönecek olursam özellikle "Kahraman Ecdad" öykünücüleri cenkleri, seferleri, fetihleri ön plana çıkartıp kendi beceriksizliğinize perde yapacağınıza biraz da tarihe başka noktadan bakmaya ne dersiniz?
Hayme Ana'yı tanıyarak buna başlayabilirsiniz kanaatindeyim.