Bu gün bir şarkıyı hatırladım. Uğur Işılak yapmıştı bir
zamanlar Irak için… “Yandı Bağdat, yandı Kerkük…” diyordu şarkının sözlerinde.
Bağdat yanarken, orda binlerce MÜSLÜMAN baba ölürken, milyonlarca MÜSLÜMAN
evlat yetim kalırken, Binlerce kadına CAMİLERİN içerisinde TECAVÜZ edilirken
birileri o tecavüzcülerin sağ salim evlerine dönmeleri için dua ediyordu. Benim
ülkemin insanının da büyük bir bölümü maalesef o dua edenlerle beraberdi.
İşte sırf bu yüzden
bu şarkıyı ve bu şarkıyı yapanı hatırlatmak istedim. Birileri sırası mı şimdi
Suriyede insanlar SARİN gazına maruz bırakılıp ölüme yollanıyorken, Mısır da
demokrasi(!) katlediliyorken Bağdat’ın diye soracak olursa; o günlerde
neredeydiniz diye sormak ve riyakarlığınızı yüzünüze vurmak için cevabını
vereceğim...
Belki parçanın sahibi de biraz bu parçayı yaptığı zamanları
hatırlar...
Madem Suriye dedik, Mısır dedik biraz akıl yorsak diyorum.
Mısır için geçen gün bir şeyler yazmaya çalışmıştım.
Peki Suriye için hiç akıl yormaya ihtiyaç duyanınız var mı
yoksa onu da bir HAP gibi bize yutturulanla bilsek yeterli mi?
SARİN gazı denen şeyle bir daha yüz yüze geldik dün.
Suriyede rejimin Özgür Suriye Ordusu için kullandığı iddia edildi.
Sarin gazı bir sinir gazıdır. 1938`de Alman Kimyageri Gerhad
Schrader tarafından bulunmuştur. Sarin gazı vücuttaki sinir sistemlerinin
dengesini bozarak felç meydana getirir. Çok küçük bir damlası bile insanı
öldürebilir.
1991'de Birleşmiş Milletler tarafından kitle imha silahları
kategorisine alınmıştır. Sarin gazının üretimi ve depolanarak saklanması
1993'te CWC (Kimyasal Silahlar Konvensiyonu) tarafından yasaklanmıştır.
1991 de kimyasal silah kategorisine girdiğine göre bu
kararın çıkmasını tetikleyen neden ne olabilir? Tabi ki 1988 Halepçe vakası.
Peki 3 yıl neredeydi bu BM hazretleri?
Bu gazı ABD ve Sovyetler Birliği pek çok kereler asgeri
amaçlı kullanmışlardır. Haliyle BM 5’lisinden ikisi bu devletler olduğuna göre
3 yıl neredeydi sorusu anlamsızlaşıyor. Tıpkı 5’liden biri Çin olması hasebiyle
Doğu Türkistan için “nerde” sorusunun anlamsızlaştığı gibi.
Olayın bir diğer boyutu ise 88 de Saddamın Kimyasal Alisinin
bu gazı nereden elde ettiği. Bunu bu güne kadar kaç kişi sorguladı?
Sorgulamadık çünkü AB kapısında idik. Bu nedenle Belçikaya “neden sattın”
diyemedik.
Bari bugün biraz sorgulayalım. 88’lere kadar geri gitmeden.
Mesela bu gazın kullanıldığı gün BM yetkililerinin Suriyede
olması bir tesadüf mü?
Peki Mayıs 2013’te Özgür Suriye Ordusu militanlarının
yoğunlukla bulunduğu Adana ve Mersin'deki evlere yapılan baskınlarda 2 kg sarin
gazı ele geçirilmiş olması size ne ifade ediyor?
Sözü getirmek istediğim nokta sorgulayabiliyor muyuz? Bu
gazı Suriyedeki Muhalifler Suriyeye müdahaleyi meşru hale getirebilmek için
kullanmış olamazlar mı diye…
Bugünlerde o sarı renkte gördüğüm profil
illustrasyonalarını paylaşan dostlarım sizin hiç bunları sorgulamak aklınızın
bir köşesine işliyor mu?

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder