Cumhurbaşkanlığı seçimleri geride kaldı fakat hala kaybedeni
yok. Herkes kazandığını iddia ediyor da lakin seçilen bir tek cumhurbaşkanı
var.
Aklıma bir Nasrettin Hoca fıkrası geldi.
Nasreddin Hocanın canı bir gün ciğer ister. Kasaptan iki
kilo alır, eve gönderir. Hocanın karısı, ciğeri pişirirken komşuları çıkagelir.
Misafire ikram edecek başka şeyi olmadığından ciğeri pişirip, komşularına ikram
eder.
Akşam olup da evine yorgun argın dönen Hoca, ciğerin
özlemiyle sofraya kurulur.Biraz sonra karısı Hocanın önüne bir tabak bulgur aşı
koyar. Hoca kızar:
- Hatun, hani bizim ciğer? Karısı misafire ikram ettiğini
söylemeye cesaret edemez.
-Hiç sorma efendi! Senin gönderdiğin ciğeri kedi yedi, der.
Hoca bir karısına bir kediye bakar.
- Hatun, gerçekten ciğeri bu bizim kedi mi yedi? diye sorar.
Karısı:
- Evet Efendi! Bu utanmaz kedi yedi, der.
Hoca, koşarak el terazisini getirir. Terazinin bir gözüne
kediyi, öbür gözüne kilogramları koyar.
Kedi tam iki kilo gelir. Hoca karısına bakarak:
- Bak hatun! Şu gördüğün bizim kedi tam iki kilo. Aldığım ciğer
de iki kiloydu. Bu tarttığım kedi ise, et nerede? Yok bu tarttığım ciğer ise,
kedi nerede?!
Utanmıyorsunuz değil mi bir de “bu seçimin kazananı biziz”
demeye…
Adam sizi -YOL-a gömdü hala başarı diyorsunuz…
Yeter artık; insanların gözünün içine baka baka “sizler enayisiniz
o eleştirdiğiniz ‘kömürcü AKP’ seçmeninden aslında hiçbir farkınız yok”
edalarını bırakın da, birazcık onur birazcık VATAN sevginiz varsa içinizde def
olup gidin Türk Siyasi Hayatından…
Diyarbakır'da dikilen heykelin aslında bir sorumlusu da
sizsiniz beyler bunu unutmayın… Bunun utancı bile yetmeli aslında size ama deri
sertleşmiş, keçeleşmiş derler; umurunuzda değil sizin ne heykel ne VATAN...
Siz koltuklara aman sıkı yapışın…
Siz koltuklara aman sıkı yapışın…
Evet, beyler kazanan siz iseniz Cumhurbaşkanınız nerde?
Cumhurbaşkanı demişken bugün sosyal medyada bir yazı gördüm.
Sayın Ahmet Necdet Sezer için yazılmış…
“Kırmızı ışıkta durdun ...
Çocuğunun düğününde harcanan elektriğin parasını cebinden
verdin....
Makamında 1243 parça hediye aldın hepsini makamında
bıraktın...
Annen vefat etti cenazesinde sivil araç kullandın....
46 trilyon tasarruf yaptın kuruşunu yemedin ve 46 trilyon
maliyeye bıraktın (kemal unakıtan)...
O zaman biz yiyelim denildi "yetim hakkı" dedin
yedirtmedin...
Kafana öre , gönlüne göre al karını gez ! Gezmedin ...
Çocukların hala memur....
Aşçı , garson , hizmetliyi azalttın ihtiyaç kadar personel
aldın...
14 makam aracını iade ettin "bunlar suyla
çalışmıyor" dedin....
Eşin düşüp bileğini kırdı ;hastaneye sivil araçla götürdün,
röntgende sıra bekledin kuyruğa girdin....
Resmi yemekler hariç hava için yemek , davet vermedin ...
Mutfakta daima yerli ürün kullandırttın...
Şatafattan hep uzak durdun...
Yeminini tuttun ;hukuku üstün kıldın ...
Eee haliyle dolandırılmaya,kandırılmaya,soyulmaya alışmış
halk senin gibi birini sevmedi..
Olsun be sayın cumhurbaşkanım biz seviyoruz seni ve hep
sevdik...
Saygıyla..”
Her ne kadar adaylık süreci konusunda itirazım olsa da
(MHP'nin Sadi Bey'e yaptığı terbiyesizlikten dolayı) örnek bir adamdı...
Kendisinin ardından yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçiminde Türkiye artık
"DİNDAR" bir Cumhurbaşkanı ile yönetilecekti...
Doğru ya bu yaptıkları İSLAM içinde geçmiyordu... O yüzden
belki "MÜSLÜMAN" bile sayılmazdı değil mi?
Ne diyelim ilk(!) kez Cumhur Başını seçti. Sanki bundan öncekileri birileri atamış gibi...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder